logo1logo1logo1logo1
  • ANA SAYFA
  • HAKKIMIZDA
    • Ekibimiz
    • Hedeflerimiz
    • Eğitim Yönetmeliği
  • PSİKODİYET NEDİR ?
  • HİZMETLERİMİZ
    • Diyetisyenler için PsikoDiyet
    • Psikologlar/Psikolojik Danışmanlar İçin PsikoDiyet
    • PsikoDiyet Junior
    • Süpervizyon Eğitimi
    • Diğer Eğitimler
      • Yeme Bozukluklarında Polivagal Uygulamalar
      • Psikologlar için 10 Deneyimsel Teknik Eğitimi
      • Diyetisyenler için 10 Deneyimsel Teknik Eğitimi
  • MEZUNLARIMIZ
  • BİZİM İÇİN NE DEDİLER?
  • DESTEK AL
    • Akademiden Bireysel Danışma
  • S.S.S
  • BLOG
  • İLETİŞİM
✕

Beden Kayıt Tutar (2019)

15 Kasım 2020

BEDEN KAYIT TUTAR
Travmanın İyileşmesinde Beyin, Zihin ve Beden
BESSEL VAN DER KOLK (2019)

Travma ile başlayan ve devamında okuyucuyu konunun derinliklerine doğru bir yolculuğa çıkaran eser, zihnin olayları nasıl gördüğünü, yorumladığını ve hatta olayların üzerinden çok uzun zaman geçse de bedenin bunu unutmadığını bizlere danışanlarının hikayeleri ile anlatıyor. Bizler artık zaten travmanın her türünün kişinin zihinsel yapısını bozduğunu biliyoruz. Fakat Van Der Kolk burada sadece travmanın beynin herhangi bir noktasına verdiği zarardan çok travmanın hem insanların bedenleriyle olan ilişkilerine hem de sosyal hayatlarına çeşitli zararlar verdiğini vurguluyor. Travma, zihin-beden anlaşmasını ve sağlığı bozmakla yetinmeyip onu yaşayan kişilerin yakın çevrelerine de sirayet ediyor. Örneğin bir savaş gazisinin travması sadece onu değil aynı zamanda onun etrafındakileri de etkiliyor. Travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) yaşayan erkeklerin eşleri de depresyona giriyor ve buna bağlı olarak depresyondaki annelerin çocukları da güvensiz ve kaygılı olarak yetişiyorlar. Veyahut çocukken aile içi şiddete maruz kalan bir kişi, yetişkinlik döneminde kararlı, güvenilir ilişkiler kurmakta problemler yaşıyor. Kolk, yeme bozukluklarını da yaşadığımız stresler karşısında çözüm üretememe ve besinlerin sakinleştirici etkisine sığınma hali olarak ifade ediyor.
Kolk travmayı “Oltaya yakalanmış bir balığın davranışlarını gören arkadaşları, onun çıldırdığını düşünebilir. Ama balığın yaptığı sadece hayatını kurtarmaya çalışmaktır.’’ diyerek tanımlıyor. Bu noktada insanları yaşadıkları ya da yetiştikleri ortamlardan ayrı değerlendiremeyiz, oltayı göremezseniz bu davranışları anlamak ve anlamlandırmak mümkün olmayacaktır. Her şeye bir bütün olarak bakmak, insanı yaşadıkları ile birlikte görebilmek o kişiye verilebilecek en güzel hediye olacaktır.
Kolk, bunların yanı sıra nörolojiden ve bunun insan yapısına, duygularına nasıl el uzattığından da detaylı ve bilimsel biçimde bahsediyor. Peki Van Der Kolk bu kadar acıdan, hüzünden bahsettikten sonra ne mi yapıyor? Tabii ki insanın hem bedenen hem de ruhen iyileşmesi için birçok öneride bulunuyor. Neurofeedback, EMDR, deneyimsel/sanat terapi gibi tedavi teknikleri ile kişilerin streslerini yönetmelerine olumlu etkileri olacak ve beden-zihin ilişkisini güçlendirebilecek teatral etkinlikler, yoga, meditasyon gibi aktiviteler öneriyor.
Bilimsellik ile gerçek yaşamsal deneyimlerin bir arada yer aldığı, nörobiyolojiden yola çıkarak en temel duygulara kadar her noktaya uzanan güzellikte bir kitap. Eğer biraz da travmaya merakınız varsa mutlaka okumalısınız..
Hazırlayan: Psk. Furkan Karacalar

pskadmin
pskadmin

İlgili Yazılar

5 Şubat 2025

Yeme Bozuklukları Kitap Önerileri


Devamı
20 Nisan 2022

Hayata Tutunmak: Bir Anoreksiya Öyküsü


Devamı
22 Ekim 2021

Brittany Runs a Marathon


Devamı

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Copyright © 2023 yemebozukluklari.com.tr All Rights Reserved.
0

₺0,00

✕

Giriş Yap

Parolanızı mı unuttunuz?